şaraba rengini verenin kendi kanı olduğunu biliyordu.
bu yüzden ne zaman içinde bir yerler kanasa, üzüm
kokardı buram buram. burnu sızlar, gözleri sulanırdı.
yağmura rengini veren de kendisiydi belki.
oturduğu sokaklarla adaştı. manolya, zambak, barış, umut...
her sokak kendisine çıkıyordu ama o adres hatırlama özürlüydü.
en çok da umudun yolunu kaybetti.
umudun köşe başında kaybettik onu,
naaşı menekşe sokakta toprağa verildi.
her sokak kendisine çıkıyordu ama o adres hatırlama özürlüydü.
en çok da umudun yolunu kaybetti.
umudun köşe başında kaybettik onu,
naaşı menekşe sokakta toprağa verildi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder