"Bitti" dedi. Sadece bitti. Sustu sonra. Evin içinde dolandı elinden düşürmediği sigarasıyla.
Belki de tutunacak bir tek o kaldı elinde. Tüttürdüğü sigaranın dumanı içine giren en iyi şeydi belki. Sigarasını küllüğe gömüp etrafa bakındı; birşey unutmamalıydı giderken. Oysa alışıktı gitmeye sıkıştığı anda... Geride bırakmaya... Ama bu sefer...ya bu sonuncusuysa son kez onunla kalışımın.
"Bitti" dedim. Bitmesi gereken herşey bitti. Ama içim acıyordu. Sustum sonra, içimin acısı düğümlemişti sözcükleri boğazımda. Bir sigara yaktım belki düzelirim diye. Tek umut o dumandı, içime girip sökmeliydi düğümü yerinden. Lanet ettim dilime, ses tellerime, gırtlağıma, beynime. Ne kadar uzuv varsa onu üzmeme sebep olan. Baştan tırnağa lanetten ibarettim. Sövdüm bir ağız dolusu, ama taşıramadım.
Sigaramın sonuna geldiğinde anladım, önceki gidişlerim gibi değildi bu. Sondu. Hiçbir parçam kalmamalıydı bu evde. Lanetim sinmişti zaten her yere. Bir kaç anı kattım peşime, kapıyı kapatmak üzereydim son kez. "Gitme" dedi. "Bu kez gitme, biliyorum bu son olacak ve gelmeyeceksin biriktirdiğin sevinçler bittiğinde."
Kapıyı kapattı. "Sonmuş" dedim kendime. Ve sessizce oturdum o giderken yaptığım gibi. Sigaranın yoğun kokusu ilk kez rahatsız etmiyordu beni. Derin derin nefes almaya çalıştım. Sigaranın değil onsuzluğun sonsuzluğunun ilk ve son kokusuydu bu. İçime çektim son kez ve tuttum nefesimi. Uykuya daldım.
Şimdi fazlası değildi rüyalarımda tanıdığım kadarından...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder