bal

bal
tadından yenmez hayallerim, acıdırlar.

arrivederçi.

00:30 yirmisekizoniki ikibinonbir

arrivederçii...


yazmayalı bir sene olacak neredeyse desem mii, demesem mii?   dedim bile... zaten kimsenin umurunda olacağını sanmıyorum. her neyse.

sabahın köründe uyanmak zorunda olmama rağmen, saat 00:19, ben blog yazıyorum. neden? bu neyin çabası? "ooo blog sahibine baaaak, nasıl da uyumuyor, yemiyor, içmiyor; dişinden tırnağından arttırdığı zamanı blog yazarak öldürüyor, ne harika bir meziyet aman allahım mı diyecek biri. yooo! can sıkıntısı tamamen.

dinamikten sıkıldım. yok efendim sürtünme kuvveti daima hareketi durdurucu etki yaparmış, statik, kinetik diye ikiye ayrılırmış. etki kuvveti tepki kuvvetini hiç bir zaman dengelemezmiş. hee bir de "destek varsaaa desteğee, duvaar varsa duvaraa, iiip varsaa ipe göre moment alınır." diyerek kabuslarımıza giren bir hocamız var.  o başlı başına bir dünya(!).

sıkılmakta, bu saatte uyumam, en azından bir kaç soru çözmem gerekirken blog yazmakta haklıyım. maksat kafa dağıtmak sonuç olarak. hufff, az da olsa başardığımı sanıyorum. uzun zamandır içten konuşmamanın da verdiği birikimle yazdım sanıyorum.
gittim.
matrax dinlerim büyük ihtimal, hatta cut!

Hiç yorum yok: