bal
tadından yenmez hayallerim, acıdırlar.
Kan değil o kızılcık şerbeti
68 kuşağından kalma 60'lık siyah beyaz filmlerde yaşadı 90'lık delikanlı. Mutluluğu arıyordu film kolajlarında, arabalı sinemalarda, armut saplarında, üzüm çöplerinde.
Bulamadı.
91'inde koca adam oldu. Gezip eğlendi. Küçük bir el arabası aldı, onunla bıraktı kızları eve. Hiç biri de yadırgamadı bu durumu.
92'sinde saçları beyazladı. El arabasını sattı. Emekliye ayırdı kendini. Öldürdüğü sineklerin kanatlarını sattı hayatını devam ettirebilmek için.
93'ünde yalnızlık zor geldi, bir hayat arkadaşı bulsa hiç de fena olmazdı hani. Gazete küpürlerinden bir eş yaptı kendisine. Bir imam bir de editör kıydı nikahlarını.
94'ünde nur topu gibi bir ansiklopedi seti oldu. 95'inde herşeyini sattı, küpürleri yaktı. Yavrusunu da alıp bir kangurunun kesesine yerleşti. Gerçek mutluluk buydu işte.
96'sında kaybettik rahmetliyi.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder